Yer Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hobi bahçemiz veyahut kurmak istediğimiz küçük çiftliğimiz için yer seçiminde dikkat etmemiz gereken bazı hususlara dikkat çekmem lazım. Buyrun başlayalım.

“Hobi Bahçesi Seçiminde Öncelikler” adlı yazımda belirlediğimiz önceliklerimizden eğer eminsek, bir sekmede Google maps bir sekmede emlak sitesi araştırmalarımıza başlayabiliriz.

Bu yazıyı derli toplu sunabilmek adına hayali bir çift olan Mehmet ve Sibel çiftimiz üzerinden bu sürece ilişkin açıklamalarda bulunmak istiyorum.

Çiftimiz memur/bankacı/sağlık personeli/özel şirket çalışanı vs kısacası beyaz yakalı. Kendileri her gün iş merkezlerinde, plazalarda 9-10 saat patronu zengin etmek için çalışıyor. Kapitalist hayatın dibini ekmekle sıyırıyorlar fakat aynı zamanda kendilerini o hayata uygun olmadıklarını, arkadaşlarına göre marjinal olduklarını falan düşünüyorlar.

is-hayati

Ve Televizyonda izledikleri “domates konserveni kendin yap”, “yoğurdunu çiğ sütten yap”, “gezen tavuk oturan tavuktan makbuldür”, “bu ceviz bahçesi işinde iyi para var”, “bir litre zeytin yağı, bal fiyatı şu kadar olmuş” haberleri ve söylentilerin ardından iyice gaza gelip, “kendi yiyeceğimizi kendimiz üretip, yeme derdine hobi bahçesi/çiftlik işine karar veriyorlar.

hobi-bahcesi-kurulumu-ciftlik-kurulumu

Aslında Sibel pek öyle börtüydü, böcekti, fareydi, yılandı vs seven ya da sevmekten ziyade katlanabilecek biri değil fakat; aklında “ne kadar kötü olabilir ki en kötü çoluk çocuk piknik yapabileceğimiz bir yer olur” düşüncesine sahip. Ama kazın ayağının öyle olmadığını yeri aldıktan sonra görecek. İlk bir bocalama süreci geçirip, sonrasında kırk yıllık çiftçi edalarıyla bahçe işlerini yapacak. Şahsen ben buna inanıyorum.

Çiftimiz İzmir’de ikamet ediyor. Orta yaş grubuna dahil olmakla kalmayıp bir de utanmadan orta gelir grubundalar. Öncelikleri ise şu şekilde;

  • Şehre yakın ulaşım imkanı rahat bir yer olsun.
  • Yatırımlık bir yer olsun.
  • Ev yapma izni alınabilecek bir yer olsun.

Önceliklerden de anlaşılacağı üzere çiftimizin gerçekte maddi imkanı çok olmamakla birlikte kredi çekmeye de sıcak bakıyorlar. Bu yüzden uygun fiyatlı bir yer bulma kriterini devre dışı bırakıyorlar.

Sibel’in dürtüklemesiyle Mehmet ilk başta Çeşme, Urla, Foça sonrasında Mordoğan, Karaburun, Dikili olmak üzere İzmir İlinin kıyı şeridinde bulunan güzide ilçelerimize bakıyorlar emlak sitelerinden. Tabi bunların ağızlar yerlerde gözler kan revan içinde çünkü arsa ve arazi fiyatları resmen ateş ediyor. Hem de bazıları dolar ve Euro cinsinden ateş ediyor.

Çiftimiz hemen ufak bir aile toplantısı düzenliyor. Sibel’in artık yer söylemeye yüzü yok. Mehmet sinirle araştırmalarına devam ederken Bayındır, Kemalpaşa, Torbalı ilçelerinden normal sayılabilecek fiyatları görüp derin bir nefes alıyor. Ve böylece çiftimiz araştırmalarını iç kesimlere yoğunlaştırıyor. Bir de üstüne üstük soranlara “iç kesimlerin havası daha temizmiş” şeklinde açıklamalarda bulunuyorlar. Tabi bu sırada Sibel’in içi kan ağlıyor. İnstagramı, Twitterı düşünüyor. Bayındırın Yenikurudere köyünden atacağı konumun çevresinde nasıl bir etki yaratacağını kestirmeye çalışıyor. Ama nafile.

Azimli çiftimiz 2 aylık internet araştırması sonucu Bayındır – Torbalı taraflarında bir yer bakmanın daha mantıklı olacağını düşünerek çemberi daraltıyor.

Ve bugün çiftimiz Bayındır ilçesinin Alankıyı köyünden 1,5 dönümlük tapusunda kargir ev geçen bir yere bakmaya gittiler. Alankıyı’nın havasının temiz olduğu ve yazları serin olduğu eş dost akraba, bayram ziyaretlerinde tescillendiğinden içleri rahat. Hele bir de birkaç kişiden fiyatların uygun olduğunu öğrendiler. Kısacası keyifler yerinde.

hobi-bahcesi-kurulumu-icin-yer-secimi

Arazinin sahibini beklerken doğanın o eşsiz manzarasıyla, dereden akan su sesiyle mest oluyorlar. Tam seksenli yılların bahar aylarında çekilen koşmalı çoşmalı sahneleri canlanacakken arazinin sahibi çiftimizin yanına geliyor. Arazinin sahibi köylü abimiz çiftimizin “şeherli” olduğunun analizini yapıp aldıkları maaşın girdiği vergi dilimini hesaplarken, Mehmet uzatmadan fiyatı soruyor. Ve cevap, beklenen miktarın üç misli. Mehmet tam marabaya bağlayıp “Ağam bizimle eylenii galiba” diyecekken sosyal statüsünden ödün vermeden “çok dedin be dayı” deyiveriyor. Derin bir sessizlik ortama hakim. Bir başka köylü peydah oluyor birden ortalıkta. Hallederiz deyip kurban pazarlığı edasıyla ellerinizi verin diyor. Mehmet hiç oralı değil. Hayalleriyle oynanmış genç kız edasıyla dayıya bakıyor.

Dayı pazarlık masasının kurulmasını beklediğinden oda sessiz. Tabi çiftimiz çaresiz bir şekilde teşekkür edip ordan ayrılmak istiyor. Dayı şaşkın. Götü boklu arsasına çıkan müşteri ellerinden kayıp gidiyor. Bir den fiyatın yarısını teklif ediyor “ver elini” diyor. Mehmet tüm onurunu üstüne çapraz mavzer mermisi gibi kuşanmışçasına “Ya ilk dediğin fiyattan alsaydık hiç mi için sızlamayacaktı dayı” diyerek arabasına binip İzmir’e geri dönüyor.

Tabi dönüş yolunda “köylü kurnazlığı mağduriyetinden dem vuran konuşmalar falan havalarda uçuşuyor.

 

Saçma anlatım tarzımla bezediğim kısa hikayemizden de anlaşılacağı üzere köylüden yer alma olayları biraz sıkıntılı. O ilçede bulunan arazilerin dönüm fiyatını herhangi bir emlakçıyı arayarak öğrenebilirsiniz. Dönüm fiyatını öğrendikten sonra arazi veya arsanın avantajlarına göre “veripte üzülmeyeceğiniz miktarı” kafanızda belirleyip bahsi geçen yere gitmenizde fayda olduğunu düşünüyorum.

Kısa hikayemizdeki çiftimiz yatırımlık bir yer aradığı için şu son tavsiyemi de söylemiş olayım; “gayrimenkulü alırken kazanacaksın”

 

Hayatınızdan çaldığım dakikalar için yargı yoluna başvuracaklara bilgilendirme; “ben aslında yoğğum”

hobibahce

Adım Çağlar. 1987 doğumluyum. Hayatı boyunca şehirde yaşamış biri olarak, gün geçtikçe yüksek katlı apartmanların duvarları üzerime geldikçe; toprağa ve doğaya olan özlemim katlanarak artıyor. Bu sebeple annemin ve babamın emeklilik dönemlerini huzurlu bir ortamda geçirmeleri için kurma gayretinde olduğumuz çiftlik için edinmiş olduğumuz iyi/kötü tecrübeleri bu blogda sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.